[Turkey]
(
Samanyoluhaber - Son Haberler)
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin her alanda tahribatın yoğunlaştığı, bunalımın yaygınlaştığı ve çatışma riskinin arttığı bir ortamda seçim sürecine girdiğini öne sürdü. Bahçeli, parti teşkilatına gönderdiği genelgede, geride kalan 10 yılın 8'inde AK Parti'nin siyasi sorumluluk üstlendiğini ifade ederek, ''AKP, kötü, aciz ve aynı zamanda art niyetli bir yönetimin tüm özelliklerini sergilemiştir. Küresel güç merkezlerini ...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin her alanda tahribatın yoğunlaştığı, bunalımın yaygınlaştığı ve çatışma riskinin arttığı bir ortamda seçim sürecine girdiğini öne sürdü.
Bahçeli, parti teşkilatına gönderdiği genelgede, geride kalan 10 yılın 8'inde AK Parti'nin siyasi sorumluluk üstlendiğini ifade ederek, ''AKP, kötü, aciz ve aynı zamanda art niyetli bir yönetimin tüm özelliklerini sergilemiştir. Küresel güç merkezlerinin himmetine sığınan, desteğinden medet uman ve bunların istedikleri tavizleri sırf ayakta durmak adına vermekten kaçınmayan ikiyüzlü bir iktidar anlayışıyla bugünlere gelinmiştir'' iddiasında bulundu. Türk milletiyle asırlık hesabı olan bütün çevrelerin ''AK Parti'nin yaktığı teslimiyetçi ışığın etrafında toplandığını ve kökü geçmişe uzanan kapanmamış hesaplarını adım adım görmeye başladıklarını'' savunan Bahçeli, genelgesinde şunları kaydetti: ''Bu zamana kadar, Başbakan Erdoğan'ın söz ve uygulamalarından Ermeniler memnun kalmış, peşmerge umutlanmış, bölücüler heyecanlanmış, İmralı'daki hain cesaretlenmiştir. Açılım denen yıkım projesi, Türk milletinin kardeşlik duygularını köreltmeye, ortak hayat alanlarını ayırmaya ve dağılmayla son bulacak çok tehlikeli bir sürecin hızla mesafe almasına neden olmuştur. Anadilde eğitim talepleri, etnik kimlik inşasındaki ısrarlar, demokratik özerklik gibi kabul edilemez ve üniter yapıyı parçalayıcı niyetler, iktidarın sessiz ve onaylayıcı tutumundan dolayı azmış ve kontrolü zor bir aşamaya gelmiştir. Demokrasi, özgürlük ve barış gibi hayati önemdeki kavramlar, AKP'nin elinde eğilmiş, bükülmüş ve içi boşaltılarak her melanetin gerekçesi haline getirilmiştir. Şiddetin hak arama, vahşetin barışı sağlama, sokaklardaki meydan okumanın demokratik mücadele olarak algılandığı ve kavramsallaştırıldığı marazi bir ortam, bu iktidarın aciz, pısırık ve tükenmiş siyasetiyle zirve yapmıştır. Bölücü talepler ve girişimler, yıkım projesinden aldıkları olumlu mesajlarla şımarmışlar, zihinlerindeki kirli hedeflere ve son aşamadaki bağımsız bir devlet yapısına ulaşacaklarına hiç olmadığı kadar inanmışlardır.'' AK Parti iktidarında milli konuların sıradan ve önemsiz konuma geriletildiğini, özenle sahiplenilmesi ve savunulması gerekenlerin tahrip edilmekten çekinilmediğini iddia eden Bahçeli, ''Uluslararası ilişkilerde içine düşülen batak ve verilen tek taraflı ödünler milletimizin geleceğini, haysiyetini ve onurunu zedelemiştir. Ekonomide yaşanılan kriz ve çalkantılar, milletimizi yoksullaştırmış ve işsizliğin dar alanına hapsetmiştir. Hayat pahalılığı artmış, toplumun her kesiminden feryat ve şikayetler yükselmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi ile geçen 8 yılın özü ve özeti bunlardan ibarettir'' görüşünü savundu. Artık AK Parti ile gidilecek yolun, ulaşılacak hedefin kalmadığını iddia eden Bahçeli, bu çerçevede partilerinin sorumluluğunun daha da arttığını, partisinin iktidar hazırlığı için çalışmalarını başlattığını belirtti. Devlet Bahçeli, partilerinin tek başına iktidar hedefine ulaştırması için tüm teşkilat yöneticileri ile mensuplarının uyacağı konuları şöyle sıraladı: ''MHP, Türkiye'ye hizmet edecek nitelikli, inanmış siyasi ve teknik kadrolarıyla iktidar sorumluluğunu tek başına üstlenmeye hazırdır. Milliyetçi-ülkücü camianın mensupları, gönül verdikleri ve kalpten bağlandıkları Üç Hilal'i tek başına iktidara taşımak için ellerinden geleni yapmak durumundadır. Bu hedef, hepimize kutlu geçmişimizin, acılarımızın, sevinçlerimizin ve Türk tarihinin yüklediği bir görevdir. Bu itibarla gelecek yılki tarihi randevuya tam bir inanmışlıkla hazırlanılacak, hiçbir partiyle koalisyon, pazarlık ve dayanışma gibi konular dillendirilmeyecek ve konusu dahi gündeme getirilmeyecektir. Hedef mutlaka tek başına iktidar olmaktır ve yapılacak olan genel seçimler Türkiye'nin son şansıdır. Tıpkı referandum öncesinde olduğu gibi, bundan sonra da AKP iktidarının milliyetçi-ülkücüler üzerinden siyaset yapması, oyunlar tezgahlaması kuvvetli ihtimaldir. Önümüzdeki süreçte, yine acılarımızın hatırlatılması, geçmişimizin ve inançlarımızın istismar edilerek partimize gönül veren milyonlar arasına nifak tohumları saçılmasının gündemde olduğu ortadadır. Ancak bunlara karşı şimdiden hazırlıklı olunacaktır. Mahalli düzeyde ve her platformda, dava arkadaşlarımızın AKP'nin yalanlarına ve aldatma taktiklerine itibar etmemesi için tüm önlemler alınacaktır. İktidar hedefimize ancak milletimizin vereceği izin, sağlayacağı destekle ulaşılacağı açıktır. Vatandaşlarımızın daha huzurlu, daha güvenli ve mutlaka ekonomik olarak daha iyi şartlara sahip olması bizim için vazgeçilmez hedeftir. Her insanımızın başının dik, karnının tok ve geleceğinin onurlu olması tartışmasız amacımızdır. Bunların hayata geçirilmesinden tüm teşkilat yöneticileri ve mensuplarımız sorumludurlar.'' Tüm teşkilat yöneticileri ve mensuplarının, milletvekilliği adaylığı konusunda yaşanabilecek huzursuzluk ve anlaşmazlıklara müsaade etmeyeceğini belirten Bahçeli, seçim stratejisi, seçim beyannamesi ve propaganda yöntemleri üzerinde yürütülen çalışmalar tamamlandıktan sonra, tüm teşkilatın bunları tatbik edeceğini ve bütünlüğü sağlamak açısından uygulamalarında dikkat edeceklerini bildirdi. Türkiye'nin her alanda tahribatın yoğunlaştığı, bunalımın yaygınlaştığı ve çatışma riskinin arttığı bir ortamda seçim sürecine girdiğini öne süren Bahçeli, şunları kaydetti: ''Özellikle, hükümetle süren pazarlıklardan sonuç almaması halinde, terör örgütünün eylemlerini artıracağı bir dönem önümüzde durmaktadır. Seçim kampanyası esnasında, bölücülüğün, taraftarlarını ayrıştırmak ve saflarını sıkılaştırmak amacıyla şiddet eylemlerine başvurması güçlü bir ihtimaldir. Her ne sebeple olursa olsun, hiçbir tartışmanın, çatışmanın, kavganın tarafı olunmayacak, herhangi bir kanunsuz eylem karşısında da güvenlik birimlerinin harekete geçmesi için azami özen ve sabır gösterilecektir. Tuzaklara ve tahriklere karşı mutlaka uyanık olunacaktır.'' Bahçeli, 31 Ekimde Ankara Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleştirecekleri ''Millet ve Devlet Bekası İçin Güç Birliği'' toplantısına milletvekilleri, MYK üyeleri, tüm teşkilatları ve ülküdaşlarının en üst düzeyde katılımı sağlayacağını ve tam bir kucaklaşma içinde bir araya gelmek için bugünden çalışmalara başlayacaklarını ifade etti.
[Turkey]
(
Samanyoluhaber - Son Haberler)
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bazı iş dünyası örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin, AB konusunda açık taraf olmasına rağmen anayasa değişikliği paketi konusunda ''tarafsızız'' demesinin tutarlı olmadığını söyledi. Babacan İzmir programı kapsamında İzmir Genç İşadamları Derneği'ni (İGİD) ziyaret ederek Ege Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Babacan, burada yaptığı konuşmada ...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bazı iş dünyası örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin, AB konusunda açık taraf olmasına rağmen anayasa değişikliği paketi konusunda ''tarafsızız'' demesinin tutarlı olmadığını söyledi.
Babacan İzmir programı kapsamında İzmir Genç İşadamları Derneği'ni (İGİD) ziyaret ederek Ege Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu üyeleriyle bir araya geldi. Bakan Babacan, burada yaptığı konuşmada siyasete girmeden önce ailesinde 3. nesil ticaretle uğraşmış genç bir işadamı olarak, kendisini evinde hissettiğini, üzerinde iş dünyasıyla siyaset arasında bir köprü oluşturma sorumluluğunu da duyduğunu ifade etti. Ekonomide de iş dünyasındaki gibi güvenin en önemli gösterge olduğunu, ülkelerin verdikleri güven ölçüsünde değerlendirildiklerini belirten Babacan, 2002 yılında hükümeti kurdukları günlerde en çok kullanılan ''kaynak'' kelimesinin bugün çok fazla duyulmadığını, o dönemde söyledikleri ''Kaynak Türkiye'dir'' sözünün yeni anlaşıldığını ifade etti. Bakan Babacan, Türkiye'nin enerji ve hammadde ithal etmek zorundaki bir ülke olarak ''hazırdan yiyen değil ekmeğini taştan çıkaran bir ülke'' olduğunu, artık yeraltı kaynaklarına dayanan ülkelerin de durumlarının güven vermediğini ifade etti. Dünyanın son yüzyılın en büyük krizini yaşadığını, pek çok ülkenin bu etkiyi üzerinden atamadığını anlatan Babacan, şöyle konuştu: ''Deniyor ki büyüme var. Ama o diple aradaki mukayeseye büyüme diyorlar. Büyüme var ama bu büyüme, aynı yoğun bakım odasındaki hastanın durumunun biraz daha iyileşmesi. Çok kötü durumdan biraz daha iyiye gitmesi. Yoğun bakım odasından çıkan bir hasta gibi değil. Olağanüstü tedbirler, uygulamalar var. ABD Merkez Bankası bankaların elindeki batak alacakları alıyor, 'al sana para' diyor. Trilyonlarca dolar. Peki bu batak alacakları ne zaman tahsil edecek bunun cevabı var mı? Al sana para diyor, bu parayı nereden buluyor? Bilgisayar ekranında para üretiyorlar. Bu gidiş iyi bir gidiş değil. Artık Merkez bankaları da yolun sonuna doğru gidiyor. Enstrümanları tükeniyor. Bu tür uygulamalar geçici süreler için tamam, çöküşü önlemek için, iyice batarak gitmemek için tamam ama bunu uzun süre devam ettirilmesi başka bir büyük problemi, ikinci dip denen bir sorunu beraberinde getirebilir. Ülkelerin, hükümetlerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Merkez Bankalarının yapacağı ve yapamayacağı var. Bütçenin yüzde 10-12'si kadar açık verin, bunu borcunuza ekleyerek devam edin. Bu oyun uzun süre gitmez. Çok ciddi tedbirler, kararlı adımlar gerekiyor. Bunun için de güçlü siyasi irade gerekiyor.'' -''TÜRKİYE STRATEJİSİNİ İLAN ETTİ''- Babacan, Türkiye'nin geçen yıl, krizden çıkışla ilgili stratejisini açıklayarak, 3 yıllık orta vadeli programla ne yapacağını ve ne yapmayacağını önceden ilan ettiğini ve kendisini karmaşadan çekerek bir kenara koyduğunu ifade etti. Gelinen noktada İtalya, İspanya, Portekiz'in avro bölgesinde olmasına rağmen Türkiye'den daha riskli pozisyonda görüldüğüne dikkat çeken Babacan, ''Türkiye'nin iç borçlanma kağıdını sigorta ettirmeye çalıştığınızda 100 liraya 1,70 kuruş, İtalya ise 2,20 kuruş ödüyor, Portekiz ve İrlanda Türkiye'nin 2 katı ödüyor'' dedi. Cumhuriyet tarihinin en düşük faizlerinin yaşandığını, Hazine borçlanma faizinin yüzde 8, reel faizin yüzde 0 ile 2 arasında değiştiğini kaydeden Babacan, hızlı büyümenin de halkın korkmadan ileriye doğru rahat harcama yapmasından kaynaklandığını söyledi. -REFERANDUM- Babacan, anayasa değişikliğinin de Türkiye'de güvenin artırılmasını amaçlayan bir felsefeyle hazırlandığını, hızlı bir ilerleme kaydeden Türkiye ekonomisinin 2007 yılında patinaj yaptığını, bunun da e-muhtıra olayından kaynaklandığını, 2008 yılında yaşanan parti kapatma davasının da ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Yatırımcının geçmişteki darbeleri anımsatan bu olaylar nedeniyle Türkiye'deki yatırımlarını bekletme kararı aldığını ifade eden Babacan, şöyle dedi: ''Milli gelir 3 bin dolardan 10 bin dolara çıktı ama durdu. Mevcut hukuk sistemimizle 20 bin dolarları yakalamamız mümkün görünmüyor. Dünyada 20-30 bin dolara ulaşmış bir ülke yok ki ağır aksak hukuk sistemi, yarım yamalak demokrasisi olsun. 12 Eylül'deki halk oylamasına bu perspektiften bakılmalı. Malatya'da kayısı, Rize'de çay tartılışıyor. Türkiye'deki demokrasinin olgunluk derecesi bu. Olgun demokrasi olmak istiyorsak, anayasa değişikliklerini tartışmak zorundayız. Bu siyasi parti meselesi değil.'' Bakan Babacan, 12 Eylül'de 1. sınıf demokrasi istenip istenmediğinin, darbelere kapıyı açık tutma döneminin kapatılıp kapatılmayacağının oylanacağını, Türkiye'nin ciddi bir demokrasi sınavı vereceğini, bu fırsatın en iyi şekilde değerlendirilmesini umduğunu kaydetti. Paketin kabulünün ekonominin geleceği için de çok önemli olduğuna işaret eden Babacan, şunları söyledi: ''Önümüzdeki dönem inşallah her şey yolunda giderse, anayasa değişiklik paketi kabul edilip, devreye girerse önümüz çok açılacak. Avrupa'nın 6. büyük ekonomisiyiz. Bir üstümüzde İspanya var. İspanya ekonomisi daralmaya devam ediyor ve uzun süre toparlayamayacak. Biz o İspanya'nın beşinciliğini zaten gözümüze çoktan kestirdik. Arkasından İtalya var. 10-20 yıl öteye baktığınızda inşallah İngiltere, Fransa ekonomik büyüklük açısından rahat geçebileceğimiz ülkeler.'' -EKONOMİSTLERİN GÖRÜŞLERİ- Babacan, 20-30 sene sonrasının Avrupa'sında iki ekonominin göründüğünü, bunların Almanya ve Türkiye olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bir yıldır yazılan çizilen raporlara bakın... Ama bu hangi şartla. Türkiye'de iyi bir hukuk düzeni, sağlam bir anayasal çerçeve, öngörülebilir bir demokrasi. Gerçek anlamda halkın egemen olduğu bir demokrasi. Bunlar olmazsa ben açık söyleyeyim biz yerimizde saymaya devam edeceğiz. Ya da Allah korusun geri gidip kaymaya başlayacağız. Yükseldik, patinaj yapıyoruz, Allah korusun geri kaymalar başlar. Dolayısıyla bu referandum çok ciddi bir fırsat, dönemeç ve sınav.'' Türkiye ekonomisini objektif şekilde değerlendiren, Türkiye'ye İstanbul'dan ya da dışarıdan bakan çok sayıda ekonomist olduğunu ifade eden Babacan şöyle konuştu: ''Çok sayıda analiz yapılıyor Türkiye'yle ilgili. Bu referandum da çok önemli bir analiz konusu. Referandumda sonuç ne çıkarsa Türkiye ekonomisi nereye gider, Türk varlıkları değer mi kazanır değer mi kaybeder? Faizler yükselir mi düşer mi? Türkiye'nin risk primi yükselir mi düşer mi? Onlarca şu ana kadar analiz yayınlandı. En son büyük bir Japon kuruluşu açıkladı. Referandumda evet çıktığında Türk ekonomisi için bunun çok daha iyi olacağı konusunda hepsi mutabık. Bunu bir hükümet üyesi olarak söylemiyorum. Sadece dışardan Türkiye'yi gözlemleyenlerin raporlarından söylüyorum. Hayır çıkması durumunda da Türkiye ekonomisi için bunun iyi olmayacağı, zararlı olacağı konusunda tam bir mutabakat var. İdeolojinin ya da siyasi perspektifin ön planda olduğu köşe yazıları bir kenara. Ben objektif bilimsel değerlendirmelerden bahsediyorum.'' Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, anayasa değişiklikleri konusunda Avrupa Birliği'nden gelen destek mesajlarına da dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bakıyoruz bazı iş dünyası örgütleri, bazı sivil toplum örgütleri, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği derler. AB konusunda açık taraftırlar. Türkiye AB'ye üye olsun mu sorusuna 'evet' derler. Peki bu anayasa paketi Türkiye'yi AB'ye biraz daha yaklaştırıyor mu? Yaklaştırıyor. O zaman buna 'biz tarafsızız' demek çok tutarlı olmuyor. AB'ye evetse anayasa değişikliği de AB komisyonu tarafından tam uygun bulunduysa, bu Türkiye'yi AB'ye daha da yaklaştıracak deniyorsa 'AB'ye evet ama anayasa değişikliğini bilmem' çok da tutarlı olmuyor doğrusu.'' -İGİD VE ESİDEF'İN GÖRÜŞÜ- İGİD Başkanı Mehmet Timuroğlu ise referandumun siyaset üzerinden tartışıldığını, paketin içeriğinin gündeme gelmediğini, 12 Eylül'ün Türk demokrasisi için bir milat olacağına inandıklarını, referandumda ''Evet'' oyu kullanacaklarını söyledi. Timuroğlu, Bakan Babacan'ın büyük emeği ile hazırlanan Mali Kural düzenlemelerinin uygulamaya geçilmesinde ''çok fazla beklemeyeceklerini umduklarını'', krizde ikinci dip söyleminin kendilerini endişelendirdiğini, ekonomi yönetiminin yol haritası hakkında bilgi almak istediklerini ifade etti. Timuroğlu, İzmir Limanı'nda yapılacak yenileme yatırımları için gerekli kaynağın sağlanması konusunda da destek istediklerini sözlerine ekledi. ESİDEF Başkanı Ramazan Davulcuoğlu, federasyon olarak siyasi bir taraf olmadıklarını, üyelerini hep serbest bıraktıklarını ancak referandum konusunun partilerin çok ötesinde olması nedeniyle tavırlarını ortaya koyma kararı aldıklarını ve ''Evet'' dediklerini söyledi. AA
[Turkey]
(
Samanyoluhaber - Son Haberler)
Futbolda, 10 Haziran'da başlayan 2010-2011 sezonu birinci transfer dönemi Çarşamba akşamı saat 17.30 itibariyle sona erdi. Spor Toto Süper Lig'de 18 takım 180 futbolcuyu transfer etti, 167 futbolcuyla da yollarını ayırdı. ''Üç Büyükler'' bu yıl da flaş transferlerle taraftarlarına umut verirken, geçen sezonun şampiyonu Bursaspor ile Trabzonspor, kadrolarını büyük ölçüde korudu. UEFA Avrupa Kupası'nda Türkiye'nin tek temsilcisi olarak kalan Beşiktaş, Real Madri ...
Futbolda, 10 Haziran'da başlayan 2010-2011 sezonu birinci transfer dönemi Çarşamba akşamı saat 17.30 itibariyle sona erdi.
Spor Toto Süper Lig'de 18 takım 180 futbolcuyu transfer etti, 167 futbolcuyla da yollarını ayırdı. ''Üç Büyükler'' bu yıl da flaş transferlerle taraftarlarına umut verirken, geçen sezonun şampiyonu Bursaspor ile Trabzonspor, kadrolarını büyük ölçüde korudu. UEFA Avrupa Kupası'nda Türkiye'nin tek temsilcisi olarak kalan Beşiktaş, Real Madrid'in efsane futbolcusu Guti ve Inter'in gol ayağı Quaresma'yı (Q7) renklerine bağlayarak büyük sükse yaparken, Fatih Tekke ile de anlaşarak dönemin son transferini gerçekleştirdi. Fenerbahçe ile Galatasaray da Avrupa kupalarına veda etmelerine karşın Chelsea, Nancy, Wolfsburg, Liverpool, Olympique Marsilya, CSKA Moskova gibi dünyaca tanınmış kulüplerden yaptıkları transferlerle yine şampiyonlukta iddialı olduklarını gösterdiler. Transfer trafiğinin en fazla yaşandığı takımlar ise ligin yeni ekipleri olurken, Konyaspor 23 oyuncuya imza attırıp, 16 futbolcuyu göndererek dikkati çekti. Profesyonel liglerde ''ara transfer'' olarak adlandırılan ikinci transfer dönemi, 5 Ocak-1 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. -GELENLER VE GİDENLER- Spor Toto Süper Lig'in 18 takımının birinci transfer döneminde kadrolarına kattıkları ve yollarını ayırdıkları futbolcuların isimleri şöyle: -BEŞİKTAŞ- Gelenler (7): Jose Maria Gutierrez Hernandez ''Guti'' (Real Madrid), Ricardo Andrade Quaresma Bernardo (Inter), Roberto Hilbert (Stuttgart), Cenk Gönen (Denizlispor), Ersan Adem Gülüm (Adanaspor-Kiralık), Mehmet Aurelio (Real Betis), Fatih Tekke (Rubin Kazan) Gidenler (9): Matias Emilio Delgado (Al Jazira), Serdar Özkan (Galatasaray), Batuhan Karadeniz, Rodrigo Tello, Erkan Zengin (Eskişehirspor), İbrahim Kaş (Kiralıktı, Getafe'ye döndü), Ramazan Özcan (Kiralıktı, 1899 Hoffenheim'a döndü), Korcan Çelikay (Diyarbakırspor-Kiralık), Uğur İnceman (Medical Park Antalyaspor) -BURSASPOR- Gelenler (6): Gökçek Vederson (Fenerbahçe), Federico Insua (Club America), Milan Stepanov (Porto), Leonel Nunez (Independiente), Damian Steinert (Racing Club), Harun Tekin (Güngören Belediyespor), Gustav Svensson (Göteborg) Gidenler (5): Ayhan Tuna Üzümcü, Yenal Tuncer (Medikal Park Antalyaspor'a kiralık olarak), Veli Acar (Konyaspor), Leonardo Andres Iglesias (Serbest), Tomas Zapotocny (Kiralıktı, Beşiktaş'a geri döndü) -FENERBAHÇE- Gelenler (7): İlhan Eker (Gençlerbirliği), Miroslav Stoch (Chelsea), Issiar Dia (Nancy), Caner Erkin (CSKA Moskova), Mamadou Niang (Olympique Marsilya), Serkan Kırıntılı (Ankaragücü), Joseph Yobo (Everton-Kiralık) Gidenler (6): Ali Bilgin (Kayserispor), Gökçek Vederson (Bursaspor), Deniz Barış (Medical Park Antalyaspor), Önder Turacı, Volkan Babacan (Kayserispor-Kiralık), Deivid de Souza (Flamengo) -GALATASARAY- Gelenler (9): Lorik Cana (Sunderland), Juan Pablo Pino (Monaco), Serdar Özkan (Beşiktaş), Ali Turan (Kayserispor), Mehmet Batdal (Bucaspor), Çağlar Birinci, (Denizlispor), Musa Çağıran (Altay), Zvjezdan Misimovic (Wolfsburg), Emiliano Insua (Liverpool-Kiralık) Gidenler (12): Joao Alves De Assis Silva (Kiralıktı, Manchester City'ye döndü), Giovani Dos Santos (Kiralıktı, Tottenham Hotspur'a döndü), Abdul Kader Keita (Al Sadd), Leonardo Noeren Franco (Real Zaragoza), Mehmet Topal (Valencia), Caner Erkin (Kiralıktı, kulübü CSKA Moskova Fenerbahçe'ye verdi), Uğur Uçar (Ankaragücü), Emre Güngör (Gaziantepspor), Emre Aşık (Jübile), Serdar Eylik (Denizlispor-Kiralık), Semih Kaya, Erhan Şentürk (Kartalspor-Kiralık) -TRABZONSPOR- Gelenler (4): Arkadaiusz Glowacki (Wisla Krakow), Bora Sevim (Gaziantep Büyükşehir Belediyespor), Barış Ataş (Diyarbakırspor), Jaja (Methalist Kharkiv) Gidenler (7): Murat Tosun (Konyaspor-Kiralık), Yakup Bugün (Karşıyaka), Rigobert Song (Sözleşmesi bitti), Tony Sylva (Sözleşmesi bitti), Barış Memiş (Karşıyaka-Kiralık), Drago Gabriç (Ankaragücü), Razundura Tjikuzu (Kasımpaşa) -ANKARAGÜCÜ- Gelenler (9): Güven Varol (Manisaspor), Turgut Doğan Şahin (Samsunspor), Aydın Toscalı (Kayserispor), Michael Zewlakow (Olympiakos), Uğur Uçar (Ankaragücü), Robert Vittek (Lille), Stanislav Sestak (Bochum), Michael Klukowski (Club Brugge), Drago Gabric (Trabzonspor-Kiralık) Gidenler (9): Emre Aygün (Eskişehirspor), Semavi Özgür (Manisaspor), İlkem Özkaynak (Antalyaspor), Elyasa Süme (Gaziantepspor), Cihan Haspolatlı (İstanbul BŞB), Luiz Henrique de Sousa Santos (Kasımpaşa), Jerome Rothen (PSG), Ariel Broggi (Banfield), Koray Çölgeçen (Bucaspor) -BUCASPOR- Gelenler (17): Musa Aydın (Sivasspor), Stjepan Tomas (Gaziantepspor), Atahan Menekşe (Kocaelispor), Carlos Alberto Fernandes (Rio Ave), Victor Mendy (Metz), Jerko Leko (Monaco), Landry Mulemo (Standart Liege), Ömer Kahveci (Adana Demirspor), İbrahim Dağaşan (Sivasspor), Eduardo Fernandes Dady (Osasuna), Orhan Ak (Antalyaspor), Ragıp Başdağ (Eskişehirspor), Emre Aktaş (Adanaspor-Kiralık), Onur Tuncer (Boluspor), Koray Çölgeçen (Ankaragücü), Manucho (R.Valladolid-Kiralık), Ali Güneş (Kasımpaşa) Gidenler (10): Yılmaz Özlem (Göztepe), Cenk Tekelioğlu (Altay), Türker Demirhan (Göztepe), İzzet Kaya (Göztepe), Yakup Sertkaya (Balıkesirspor), Cem Kargın (A.Sebatspor), Yunus Altun (Mersin İdman Yurdu), Murat Karakoç (Altay), Mehmet Batdal (Galatasaray), Pietr Mbemba (Serbest) -ESKİŞEHİRSPOR- Gelenler (9): Batuhan Karadeniz (Beşiktaş), Burhan Eşer (Gençlerbirliği), Emre Aygün (Ankaragücü), Tunay Acar (Wehe), Salih Altın (Wuppertal), Erkan Zengin (Beşiktaş), Pele (Porto), Rodrigo Tello (Beşiktaş), Diego Angelo de Oliveira (Genoa) Gidenler (10): Mehmet Yılmaz (Gaziantepspor), Abdullah Halman (Gaziantep Büyükşehir Belediyespor), El Saka (Serbest), Ragıp Başdağ (Bucaspor), Özgür Öçal (Orduspor), Ömer Yalçın (K.Erciyesspor), Murat Önür (Serbest), Stjepan Poljak (Slovaen Belupo), Aydın Yılmaz (Galatasaray), Özgür Öcal (Kasımpaşa) -GAZİANTEPSPOR- Gelenler (9): Yalçın Ayhan (Antalyaspor), Şenol Can (Antalyaspor), Elyasa Süme (Ankaragücü), Mehmet Yılmaz (Eskişehirspor), Alper Akçan (Kaiserslautern), Emre Güngör (Galatasaray), Orhan Gülle (Beşiktaş), Ismael Sosa (Independiente), Eray Birniçan (Konyaspor), Ivanov Popov (Lıtex Lovech), Dany Nounkeu Tchounkeu (Toulouse) Gidenler (7): Stjepan Tomas (Bucaspor), Erkan Sekman (Antalyaspor), Armand Deumi (K.Karabükspor), Ümit Tütünci (Giresunspor), Tolga Seyhan (Giresunspor), Recep Biler (Manisaspor), Mehmet Yozgatlı (Gençlerbirliği) -GENÇLERBİRLİĞİ- Gelenler (11): Billy Mehmet (St.Mirren), Cem Atan (Mattersburg), Ermin Zec (Sibernik), Haluk Ulaşoğlu (Elazığspor), Oktay Delibalta (Samsunspor), Debatik Curri (Vorksla Poltava), Bekim Balaj (Vlaznia), Emre Akgün (Williem II), Michael Stewart (Hearts), Shane Smeltz (Golden Cast United), Mehmet Yozgatlı (Gaziantepspor) Gidenler (10): Burhan Eşer (Eskişehirspor), Kahe (Manisaspor), Tozo (Karabükspor), Celal Aras (Güngören Belediyespor), Ivan Radeljic (Antalyaspor), Kerem Şeras (Antalyaspor), Sandro (Avai), İlhan Eker (Fenerbahçe), Jurica Vranjes (Werder Bremen), Yasir Elmacı (Altay) -İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR- Gelenler (6): Cihan Haspolatlı (Ankaragücü), Serhat Akyüz (Konyaspor), Mehmet Yılmaz (Siirtspor), Samuel Holmen (Brondy), Can Morgül (Pazarspor), Cenk Şahin (Zonguldakspor) Gidenler (3): Kanfory Sylla (Konyaspor), Mehmet Ali Tunç (Giresunspor), Okan Buruk (Jübile) -KARDEMİR KARABÜKSPOR- Gelenler (13): Mariel Everton Da Silva (Gençlerbirliği), Fatih Ceylan (Antalyaspor), Angelov (Denizlispor), Vjekoslav Tomic (Hajduk Split), Kerim Zengin (Antalyaspor), Hakan Özmert (Antalyaspor), Florin Cernat (Hajduk Split), Mehmet Çoğum (Denizlispor), Armand Deumi (Gaziantepspor), Anthony Seric (Hajduk Split), Jamal Aliuoi (Sion), İlhan Parlak (Ankaraspor), Fatih Öztürk (Pursaklarspor) Gidenler (13): Mehmet Ali Şirin (Adana Demirspor), Gökhan Güney (Boluspor), Ferhat Odabaşı (Boluspor), Aydın Çetin (Giresunspor), Recep Yaşar (Gaziantep Büyükşehir Belediyespor), Kazım Sarı (Gaziantep Büyükşehir Belediyespor), Ömer Ateş (Boluspor), Burak Akdiş (Boluspor), Sertan Vardar (K.Erciyesspor), Hassan Wasswa (Altay), Aydın Arslan (Bugsaşspor), Süleyman Görgün (Bandırmaspor), Tayfun Taner (Eyüpspor) -KAYSERİSPOR- Gelenler (11): Volkan Babacan (Fenerbahçe'den kiralık), Önder Turacı (Fenerbahçe), Ali Bilgin (Fenerbahçe), Alexander Amisulashvili (Spartak Nalchik), Hamza Çakır (Fortuna), Andre Moritz (Kasımpaşaspor), Ufuk Selim Teber (Eintracht Frankfurt), Jonathan Santana (Wolfsburg), Uğur Albayrak (Offenbacker), Marcelo Zalayeta (Napoli), Abdulkadir Özgen (Alemannia Aaachen) Gidenler (11): Ali Turan (Galatasaray), Aydın Toscalı (Ankaragücü), Aziza Makakula (Benfica'dan kiralıktı), Delio Cesar Toledo Rodas (Sözleşmesi bitti, ülkesine döndü), Bilal Aziz Özer (Sözleşmesi donduruldu), Umut Koçin (Sözleşmesi feshedildi), Bayram Çetin (Göztepe), Hakan Aslantaş (Konyaspor), Merter Yüce (Giresunspor), Gökhan Emreciksin (Manisaspor), Alioum Saidou (Sivasspor) -KASIMPAŞA- Gelenler (13): Georgi Zdravkov Sarmov, Nikolay Emilov Dimitrov (Levski Sofya), Fernando Varela Ramos (Real Mallorca), Gustave Bebbe, Luiz Henrique de Sousa Santos (Ankaragücü), Ersan Martin (Manisaspor), Razundara Tjikuzu (Trabzonspor), Korhan Öztürk (Medical Park Antalyaspor), Abdul Rahim Sebah (Charleroi), Halil Çolak (Go Ahead Eagles), Hüseyin Kala, Ertaç Özbir (Beypazarı Şekerspor), Özgür Öcal (Eskişehirspor) Gidenler (12): Andre Moritz (Kayserispor), Murat Erdoğan (Manisaspor), Erhan Küçük (Giresunspor-Kiralık), Koray Avcı (Çaykur Rizespor), Ali Güneş (Bucaspor), Cenk İşler (Samsunspor), Sedat Yeşilkaya (Sivasspor), Emre Toraman (Konyaspor), Martin Baran (Tatran Presov-Kiralık), Murat Akın (Orduspor), Nourdin Boukhari (Wisla Krakow-Kiralık), Diego Alejandro Ruiz Scheuschner (CFR Cluj) -KONYASPOR- Gelenler (23): Murat Tosun (Trabzonspor), Orkun Uşak (Manisaspor), Peter Grajciar (Slavia Prag), Ivan Lietava (Zilina), Emre Toraman (Kasımpaşa), Borek Dockal (Sloven Liberec), Veli Acar (Bursaspor), Emrah Eren (Çaykur Rizespor), Serkan Şahin (Basel), Johnnier Montano (Alianza Lima), Gökhan Tokgöz (Diyarbakırspor), Hakan Aslantaş (Kayserispor), Mahamoudou Kere (Charleroi), Adnan Güngör (Diyarbakırspor), Burak Karaduman (Diyarbakırspor), Basem Abbas (Diyarbakırspor), Thierry Tazameta (Diyarbakırspor), İbrahim Ege (Denizlispor), Mehmet Sedef (Ç.Rizespor), Ercüment Kafkasyalı (Hacettepespor), Erdinç Yavuz (Diyarbakırspor), Martin Klein (Teplice), Kanfory Sylla (İstanbul B.Ş.Bld.Spor) Gidenler (16): Mehmet Ayaz (K.Erciyesspor), Serhat Akyüz (İstanbul B.B.), Ferdi Başoda (Boluspor), Abdulvahit Karacabey (Göztepe), Volkan Koçaloğlu (Giresunspor), Dursun Karatay (Serbest), Eray Birnican (Serbest), Haluk Tanrıseven (Göztepe), Ömer Hacısalihoğlu (Giresunspor), Tayfun Türkmen (Bugsaş Spor), Koray İçten (Karşıyaka), Umut Kekilli (Serbest), Zafer Demir (Serbest), Uğur Akdemir (Serbest), Yusuf Kurtuluş (Serbest), Mehmet Şen (Altay) -MANİSASPOR- Gelenler (8): Kahe (Gençlerbirliği), Semavi Özgür (Ankaragücü), Ömer Aysan Barış (Trabzonspor), Gökhan Emreciksin (Kayserispor), Ahmet İlhan Özek (Bozüyükspor), Nicolae Marius Dica (Catania), Recep Biler (Gaziantepspor), Murat Erdoğan (Kasımpaşa) sporx'ten bir not: Makukula da Manisasporlu oldu... Gidenler (8): Güven Varol (Ankaragücü), Mehmet Nas (Sivasspor), Ersen Martin (Kasımpaşa), Mustafa Aşan (Akhisar Belediyespor), Murat Gürbüzerol (Akhisar Belediyespor), Tuncay Süren (Akhisar Belediyespor), Kemal Okyay (Adanaspor), Orkun Usak (Konyaspor) -MEDİCAL PARK ANTALYASPOR- Gelenler (11): İlkem Özkaynak (Ankaragücü), Kerem Şeras (Gençlerbirliği), Yenal Tuncer (Bursaspor/kiralık), Deniz Barış (Fenerbahçe), Ivan Radaljiç (Gençlerbirliği), Tuna Üzümcü (Bursaspor), Gregory Proment (Caen), Kenan Özer (Beşiktaş), Erkan Sekman (Gaziantespor), Tajbakhsh Aryan Taj (İngiltere 2. Ligi'nden), Uğur İnceman (Beşiktaş) Gidenler (13): Hasan Sönmez (Serbest), Yalçın Ayhan (Gaziantespor), Şenol Can (Gaziantespor), Orhan Ak (Serbest), Erhan Güven (Kiralıktı, Beşiktaş'a geri döndü), Radoslav Batak (Serbest), Vahap Işık (Serbest), Korhan Öztürk (Serbest), Michael Jedinak (Kiralıktı, Gençlerbirliği'ne geri döndü), Kerim Zengin (Serbest), Hakan Özmert (Karabükspor), Fatih Ceylan (Karabükspor), Gürhan Gürsoy (Serbest) -SİVASSPOR- Gelenler (7): Mehmet Nas (Manisaspor), Ceyhun Eriş (Assyriska FF), Ricardo Pedriel Suarez (Giresunspor), Sedat Yeşilkaya (Kasımpaşa), Deniss Ivanovs (Ajax Cape Town), Sead Ramovic (Tromso), Alioum Saidou (Kayserispor) Gidenler (7): Musa Aydın (Bucaspor), İbrahim Dağaşan (Bucaspor), Lucien Aubey (Serbest), Michael Petkovic (Serbest), Yasin Çakmak (Serbest), Akeem Oriyomi Agbetu (Samsunspor'a kiralandı), Elrio Van Heerden (Kiralıktı, Blackburn Rovers'a döndü)
[Japan, Humor, Travel]
(
Gadling)
Filed under: Indonesia, Thailand, Papua New GuineaIndonesia is a sprawling island nation with a rich cultural heritage. From the temples in Bali to the unique street food, it's easy to immerse yourself in all the aspects of Indonesia. If you've ever wanted to know about the culture, scene and surroundings of one of the world's most intriguing destinations, read on Sea Gypsies From the Burma Banks in Myanmar to Eastern Indonesia, the Sea Gypsies stretch across an extremely vast and diverse re ...
Filed under: Indonesia, Thailand, Papua New Guinea
Indonesia is a sprawling island nation with a rich cultural heritage. From the temples in Bali to the unique street food, it's easy to immerse yourself in all the aspects of
Indonesia. If you've ever wanted to know about the culture, scene and surroundings of one of the world's most intriguing destinations, read on...
Sea Gypsies
From the Burma Banks in Myanmar to Eastern Indonesia, the Sea Gypsies stretch across an extremely vast and diverse region. These seafarers survive completely from the ocean's bounty, hunting for fish and mollusks with only their hands and spears. They live in boats or in houses on stilts. A Swedish researcher tested the eyesight of sea gypsy children and compared the results with youngsters from Europe visiting the same geographical area. The results showed that the Europeans saw half as well underwater. Sea Gypsy children possess several eye functions that Western children simply do not, like an ability to constrict their pupils to 1.5mm in diameter. This helps them to see the tiny pearls that they later use to barter. During the fierce tsunami of 2004, their unique understanding of the ocean tipped them off to the approaching danger. They fled for higher ground several days before the waves struck, and as result, waited out the carnage safely in the hills.
The most accessible place to view Sea Gyspies is Phang Nga Bay near Phuket, Thailand. The most culturally preserved place to view the seafarers is the Mergui Archipelago in Myanmar. A great Indonesian place for gypsies is in north Sulawesi. Their sea huts are common in the coastal areas, and you can ponder how little you have in common while you cruise by in a motorboat. You can fly into Manado on
Silk Air from Singapore, and combine a visit to the sea gypsies with Tangkoko Nature Reserve. Full of nature's oddities like Tarsiers and massive hornbills, Tangkoko is not to be missed. All of this can be arranged in Manado or through your guesthouse. Stay at
Pulisan Jungle Beach Resort on the fringe of Tangkoko for a perfect home base to explore the region. You can arrange fishing with the locals for a few dollars.
Batak of Sumatra
Sumatra is a dense, jungled sliver of Western Indonesia home to orangutans, tigers, great waves, and the
Batak tribe. While their proximity to tourist-heavy Lake Toba has left them open to the influence of modernity, many of their customs and rituals remain intact. In the age of discovery, many explorers visited Sumatra and observed a strange phenomenon among the
Batak people -- cannibalism. They seemed to have a serious taste for human flesh. Due to the influence of Islam and Christianity, this part of their culture died out around the turn of the 20th century. Rest assured, if you go to view their unique customs and sublime tropical architecture, you will not end up in some kind of elaborate jungle stew.
Flying into Medan and taking a bus to Lake Toba is the ideal plan for checking out the
Batak tribes. Medan can be reached by Kuala Lumpur and Singapore. Lake Toba, the largest volcanic lake in the world, is home to several
Batak villages. You can take a boat ride to gorgeous Samosir Island in the middle of the lake to check out the
Batak. Arrangements can be made with a local guide or through a prepackaged tour in Medan.
Baliem Valley Tribes of West Papua
Getting to the The Baliem Valley in West Papua involves iffy connections and white-knuckled flights. For those who brave the ride though, cultural treasures await. More languages exist than swimming pools in West Papua, which is a fine ratio for the intrepid. Aside from an occasional Nike-capped native reminding you of consumerism's astonishing imperial reach, the preservation of Stone Age culture remains intact. Discovered by the West in the 1930s, Baliem hosts several tribes like the Dani. They wear bird of paradise headdresses, gauge success in terms of pigs slaughtered, and are famous headhunters.
To arrange a trip into the Baliem Valley, Jakarta is a great starting point serviced by numerous international cities. From there, book a flight on Indonesia's safest domestic airline,
Garuda, to Jayapura in West Papua. In Jayapura, you need to obtain a permit (easy and cheap) to visit the interior of the island. Since no roads lead into the valley, you must again fly, this time to Wamena. Wamena is the jumping off point for treks into the valley and hiring a guide is a necessity. It is possible to volunteer with local mission groups to reach the villages, but this can be difficult to arrange in advance.
Tana Toraja in central Sulawesi
More accessible than West Papua, Tana Toraja in the misty central highlands of Sulawesi also offers a portal into the past. Aside from rich indigenous customs, architecture -- and allegedly the best coffee in the world -- the main draw is the epic funeral ceremony. Like the tribal equivalent of a Hollywood blockbuster, the ceremony includes elaborate dances, buffalo fights, chanting through the streets, and a full buffet of animal slaughter. All of this goes on for one week. Some families take years to raise the funds for the funeral procession, with the body presumably just standing by for his or her big day.
The cheapest way to fly into Sulawesi is on
Air Asia from Kuala Lumpur to Makassar (Ujung Padang). From Makassar, arrange a driver or take a bus to Torajaland. The ride through dense rain forest will take about 8 hours. Cost is around $10 for a bus and close to $100 for a private taxi. Best time to visit is in the late summer and early fall, which is funeral season.
Hindus of Bali
Bali has a reputation for being an idyllic beach paradise, but the real draw is its exceedingly rich and pervasive culture. Reminders of the Hindu faith enrich the Balinese experience in such a ubiquitous manner that you feel part of something divine throughout your visit. Little offering trays top nearly every surface -- even mopeds. Every village has a village temple and every home has its own small home temple. Unlike many places in the world, where the contemporary use of historic sites serves the tourist function more than their original intention, famous temples in Bali still play a significant role in daily religious life. As a result, you are part of an experience more than an exercise in aesthetic appreciation. It is not uncommon to stumble upon a traditional dance or funeral procession while passing through the open corridors of rich Balinese history.
Bali is the most accessible island in Indonesia, and the cheapest way to get there is on
Air Asia from Kuala Lumpur or Singapore. It is possible to get the flight for around $100 roundtrip. Ubud in central Bali provides a great base of operations for cultural endeavors. My favorite places to stay in Ubud are
Tegal Sari,
Greenfields, and
Tepi Sawah. Be sure to book early and get a rice paddy view. For a great show, check out the Kecak dance near Ulu Watu temple. The performance is based on the Ramayana and takes place just as the sun sets beyond the cliffs of south Bali.
Dayak Tribes of Borneo
The Dayak tribes of Borneo live in unique community longhouses in the interior of maybe the wildest island on the planet. They hunt animals by blow dart, practice shamanism, and were once feared headhunters. Their headhunting practice resurfaced briefly in the early 21st century, during an unfortunate ethnic war with the Madurese from northeastern Java. Unlike most bros on Spring Break, the Datak have spiritual meaning behind their tribal tattoos. Many youth commemorate their first hunting kill with a tattoo, and animal tattoos are routinely used to draw power from the represented animal spirit. Today, Christianity or Islam has replaced much of their animist heritage, a theme common in Indonesia.
It is possible to visit The Dayak in both Indonesian (South) and Malaysian (North) Borneo. For the wildest experience, fly to Balikpapan in Indonesia, which is serviced from Jakarta on
Garuda. Arrange a river cruise down the Mahakam River with a local guide agency to view Datak river life. You can also plan a multi-day package tour if you really want to go deep into the jungle of Borneo.
Seed contributor Justin Delaney prefers to live out of his backpack, and has taken more than 30 flights in the last 2 months. Check out his adventures at Goboogo.
Cultures of Indonesia: From Sea Gypsies to cannibals and more originally appeared on Gadling on Thu, 12 Aug 2010 12:25:00 EST. Please see our terms for use of feeds.
Permalink |
Email this |
Comments

[France]
(
le blog auto: l'actualité automobile et sport automobile en temps réel)
Pour la deuxième année consécutive, Continental et la société de marketing Tribeca organisaient leurs déjà célèbres Conti Safety Days. A l’occasion d’une journée spéciale médias web, LeBlogAuto y était convié.Le principe de ces journées est de d’informer sur les qualités et limites des pneus dans diverses situations, de présenter la société Continental, ainsi que le dernier pneu sportif de la gamme : le ContiSportContact 5P. Mais pour associer la théorie à la pratique, ...
Pour la deuxième année consécutive, Continental et la société de marketing Tribeca organisaient leurs déjà célèbres Conti Safety Days. A l’occasion d’une journée spéciale médias web, LeBlogAuto y était convié.
Le principe de ces journées est de d’informer sur les qualités et limites des pneus dans diverses situations, de présenter la société Continental, ainsi que le dernier pneu sportif de la gamme : le ContiSportContact 5P. Mais pour associer la théorie à la pratique, rien de tel que des essais réels à bord des sportives les plus affutés. Voici donc le programme de cette journée.
Rendez vous matinal samedi 26 juin à Bastille dans Paris pour un départ en bus pour le circuit de la Ferté-Gaucher. Nous y faisons connaissance de l’équipe de Tribeca ainsi que d’une trentaine d’autres rédacteurs de sites internet ou blogs, plus ou moins en rapport avec le monde de l’automobile. Arrivée au circuit, nous sommes reçus par l’équipe de Continental, mais surtout, par une belle brochette de sportives qui s’exhibent devant nous à la manière de stripteaseuses devant un groupe de bagnards fraichement libérés… Ainsi trouve-t-on plusieurs Mégane RS, une Porsche Cayman S, une Audi TT RS Roadster, des BMW Z4 35S, une Audi S4 ainsi qu’une… Alfa MiTo diesel…
Mais patience, l’heure est à la présentation de la société, de ses activités, de son historique et de ses implantations. Nous y apprenons que Continental n’est pas qu’un fabriquant de pneumatiques, mais élabore également des systèmes complets de suspension.
Durant cette journée, nous serons encadrés par des pilotes et moniteurs professionnels :

- Nicolas Bernardi : vice-champio du monde JWRC, champion de France des rallyes WRC,
- Nicolas Navarro : pilote Lamborghini Super Trofeo
- Franck Fourgereau : moniteur de pilotage
- André Rey : ancien instructeur à l’école ELF Windfield
Les participants sont ensuite séparés en plusieurs ateliers, et je me retrouve pour la matinée dans celui des essais piste, voila qui promet d’être intéressant.
4 voitures sont à notre dispositions : une traction : la Mégane RS et ses 250 chevaux, une sportive propulsion : la Porsche Cayenne S et ses 320 chevaux, une intégrale : l’Audi TT RS et ses 340 chevaux, et enfin la BMW Z4 35S de 306 chevaux, plus typée GT. Le choix des véhicules n’est pas anodin, puisqu’il permet de bien se rendre compte de la différence de comportement, et donc des contraintes sur les pneus de ces différentes architectures.
Après une rapide reconnaissance du circuit, place aux essais.
Ici pas de cours contraignants, l’accent est mis sur la pratique. Les participants sont seuls à bord des véhicules, néanmoins les moniteurs sont en contact permanent par talkie-walkie, et n’hésitent pas à promulguer leurs conseils judicieux aux pilotes en herbe que nous sommes.
Je commence par 3 tours en Porsche Cayman S, et c’est avec plaisir que je retrouve son efficacité. C’est la sportive facile. C’est ensuite autour de la Mégane RS, déjà essayée sur route, mais qu’il me restait à tester sur circuit. Les bonnes impressions sont ainsi confirmées, le châssis est excellent et la voiture ne demande qu’à être malmenée, quelle efficacité…
Pause ensuite pour une présentation du dernier pneu sportif de la marque Continental : le ContiSportContact P5 qui vient remplacer le P3. Par rapport à ce dernier, de nombreuses améliorations ont été développées. Il dispose notamment d’une nouvelle gomme et de bandes rigides pour limiter les déformations, ce qui lui permet à la fois d’être plus performant en conduite sportive, et d’avoir une durée de vie plus élevée. Nous verrons bien à quoi ressembleront ces pneus à la fin de la journée…
Mais l’appel de la piste est plus fort, et place à bord de l’Audi TT RS. Quel moteur dans celle-ci, de loin le plus démonstratif, et quel efficacité, mais si c’est un peu au détriment des sensations, elle est scotchée à la route.
Enfin, place à la BMW Z4 35 S en boite automatique. Clairement cette BMW ne joue pas dans la même catégorie : les relances sont lentes en sortie de courbe, et il y a intérêt à la surveiller de près, sinon c’est la glissade et sortie de piste assurée…
Après le déjeuner et quelques parties de babyfoot, place à la deuxième partie de la journée qui est composée de divers ateliers.
Le premier d’entre eux, est une épreuve de slalom chronométrée à bord de l’Alfa Roméo MiTo. Cet exercice permet de mesurer le comportement des pneus et d’une citadine ordinaire dans des conditions extrêmes, mais qui peuvent se présenter dans la vie de tous les jours. Ainsi se rend-on mieux compte des limites d’adhérence d’une voiture qui n’est pas taillée pour les circuits.
L’après midi se poursuit par des séances de Batak, mettant les reflexes à rude épreuve. C’est la même machine qui est utilisée par les pilotes de F1 pour améliorer le champ de vision et les réflexes.
Le dernier atelier permet de tester le freinage et comportement des véhicules à travers trois exercices.
Le premier consiste à slalomer à vitesse stabilisée de 50 km/h entre des plots. Le but de cet exercice et de montrer le travail des pneumatiques lors des changements de caps, leurs résistances à la déformation, et de sentir le comportement de la voiture.

Pour le deuxième exercice, nous amenons les véhicules à une vitesse de 120 km/h, puis à l’entrée d’une surface alternant le mouillé et le sec, il nous faut stopper nos voitures en une distance minimum. Autant dire que le but est de se mettre debout sur les freins. Les mesures sont effectuées à l’aide d’un décéléromètre à bord d’une Mégane RS. A ce petit jeu, le record de distance a été de 53 mètres.
Le troisième exercice permet de simuler une situation d’urgence, comme par exemple, un obstacle inattendu sur la route. A cet effet, les véhicules s’approchent d’un feu à 60 km/h. Une lumière s’allume alors, de façon aléatoire, à gauche, à droite, ou au centre. Le pilote doit alors freiner et éviter l’obstacle du côté de la lumière allumée.
Si nous avons pu effectuer nous même ces derniers tests, nous ne serons que passager pour la dernière activité, et pour cause, puisqu’il s’agit d’accompagner les pilotes professionnels pour quelques tours de circuit menés tambour battant à bord de Mégane RS et Audi TT RS. Ce fut, à n’en point douter, le clou de la journée. Même si certains d’entre nous avaient déjà conduit sur circuit, nous étions tous à des années lumières des capacités de ces pilotes. Ceux-ci ne se privèrent pas pour s’en donner à cœur joie et faire la course entre eux pour notre plus grand plaisir.

Pour vous en rendre compte, et en même temps, profiter d’une leçon de conduite, voici une vidéo d’un tour de circuit à bord de l’Audi TT RS pilotée par Franck Fourgereau.
A travers cette journée, Continental et Tribeca ont réussi leur pari d’insister sur l’importance du choix de bons pneumatiques sur une voiture. Car au final, le véhicule n’est relié au sol que par une surface n’excédant pas celle d’une feuille A4. Pour nous, grâce à une organisation sans failles, ce fut une journée inoubliable qui nous a permis de mieux connaitre les limites des voitures en situation extrême et d’urgence et de mieux apprécier ces différentes sportives dans leur milieu préféré. Ah si seulement tous les cours pouvaient être aussi intéressants…
Vivement l’année prochaine pour la prochaine journée, nous en tout cas, nous sommes partants.


























































